Şubat ayı kısa olmasına rağmen Hollanda açısından oldukça hareketli geçti. Yeni azınlık hükümetinin resmen göreve başlaması, göç politikalarındaki sertleşme, iş gücü piyasasında artan işten çıkarmalar ve konut piyasasındaki yükseliş ayın en dikkat çeken gelişmeleri arasında yer aldı. Bu yazıda, Şubat ayında Hollanda’da öne çıkan başlıkları kısaca ele alıyoruz.

Siyaset Gündemi

Şubat ayının en önemli siyasi gelişmesi, Hollanda’nın yeni hükümetinin resmen kurulması oldu. Seçimlerden birinci çıkan D66, uzun süren görüşmelerin ardından CDA ve VVD ile birlikte bir azınlık hükümeti kurma kararı aldı. Bu yapı, parlamentoda çoğunluğu sağlamadığı için hükümetin yasa geçirmek adına dış desteğe ihtiyaç duyacağı anlamına geliyor.

Yeni başbakan olarak D66 lideri Robyeta göreve başladı. Böylece Hollanda, hem genç yaşta bir başbakana hem de ülke tarihinde ilk kez açık eşcinsel bir başbakana sahip oldu. Kabinede dikkat çeken bir diğer isim ise Dilan Yeşilgözoldu. Yeşilgöz, hem başbakan yardımcısı hem de savunma bakanı olarak görev alacak.

Hükümetin daha önce açıkladığı bazı politikalar ise şimdiden tartışma yaratmış durumda. Özellikle emeklilik yaşı, sosyal yardımlarda kesinti ve vergi düzenlemeleri yoğun eleştiri aldı. Azınlık hükümeti olması nedeniyle bu başlıklarda geri adım atılması ya da yeni düzenlemeler yapılması bekleniyor.

Şubat ayında siyasette öne çıkan bir diğer gelişme de D66’nın ilk krizini yaşaması oldu. Devlet sekreterliği için önerilen isimlerden birinin özgeçmişinde yanlış bilgi verdiğinin ortaya çıkması sonrası istifa etmesi, yeni hükümetin ilk itibar sınavlarından biri olarak görüldü.

Göç ve İltica Politikaları

Göç politikalarında daha sert bir döneme girildiği görülüyor. Özellikle iltica başvuruları, kalıcı oturum ve aile birleşimi konularında daha sınırlayıcı düzenlemeler gündemde. Senato süreci devam eden bazı yasa tasarılarının Nisan ayında oylanması bekleniyor.

Öte yandan 2025 verileri, mülteci başvurularında kabul oranlarının ciddi şekilde düştüğünü gösteriyor. Önceki yıllara göre çok daha yüksek ret oranları dikkat çekiyor. Bu durum, Hollanda’nın göç ve iltica politikasında daha sert bir çizgiye geçtiğini ortaya koyuyor.

İş Gücü Piyasası ve Ekonomi

Şubat ayında iş gücü piyasası açısından olumlu bir tablo görmek zor. Özellikle büyük şirketlerde yeniden yapılanmave işten çıkarma haberleri artmaya devam etti. Bankacılık, teknoloji ve sanayi sektörlerinde çok sayıda firmanın küçülmeye gitmesi bekleniyor. İşveren örgütleri, 2026 yılının genel olarak işten çıkarmaların konuşulacağı bir yıl olacağını ifade ediyor.

Buna ek olarak girişimcilik tarafında da daha zor bir döneme girildiği görülüyor. Sıkı denetimler, yatırım ortamındaki belirsizlik ve küresel riskler nedeniyle özellikle küçük ölçekli girişimciler ve startup’lar daha kırılgan hale gelmiş durumda. Buna rağmen Hollanda’nın yapay zeka ve yüksek teknoloji alanlarında yatırım çekmeye çalıştığı da görülüyor.

Mart ayı itibarıyla başlayan yıllık gelir vergisi bildirimi dönemi de ekonomik gündemin önemli başlıklarından biri oldu. Hollanda’da yaşayan bireylerin ve girişimcilerin, 2025 yılına ait gelir bildirimlerini 1 Mayıs’a kadar tamamlaması gerekiyor.

Konut Piyasasında Son Durum

Konut piyasasında fiyat artışı devam ediyor. 2026 Ocak verilerine göre satılan evlerin ortalama fiyatı yaklaşık 493 bin Euro seviyesine çıktı. Bu da geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %5,4’lük bir artış anlamına geliyor.

Mortgage başvurularında da artış dikkat çekiyor. Özellikle ikinci yarıda hem başvuru sayısının hem de talep edilen kredi tutarının yükseldiği görülüyor. Buna rağmen piyasada geçtiğimiz yıllara kıyasla bir miktar durulma sinyali de var. Evlerin artık daha sık şekilde ilan fiyatına ya da ilan fiyatına yakın seviyelerde satılması, aşırı rekabetin bir miktar azaldığını gösteriyor.

Uzmanlara göre 2026 yılı, konut piyasasında hâlâ artışın sürdüğü ancak önceki yıllara kıyasla daha sakin bir dönem olabilir. Yeni konut projelerinin tamamlanmasının ise ancak 2027–2028 döneminde arzı belirgin şekilde rahatlatması bekleniyor.

Küresel Gelişmelerin Etkisi

Şubat ayında küresel gelişmeler de Hollanda gündemini doğrudan etkiledi. Özellikle ABD’nin dış politika adımları, İran gerilimi ve Avrupa’nın bu gelişmelere verdiği tepkiler dikkat çekti. Hollanda hükümeti bu konularda daha temkinli ve diplomatik bir çizgi izlemeye çalışırken, başbakan Robyeta’nın geçmişte yaptığı daha sert açıklamalar nedeniyle üzerindeki siyasi baskının arttığı görülüyor.

Ayrıca Hollanda’da Ramazan ayına ilişkin daha görünür ve saygılı bir toplumsal yaklaşımın sürmesi de dikkat çekti. Bu dönemde iftar organizasyonları ve Ramazan’ın anlamına dair bilgilendirici içerikler kamuoyunda daha fazla yer buldu.

Sonuç

Şubat ayı Hollanda için siyasetin yeniden şekillendiği, göç politikalarının sertleştiği, iş gücü piyasasında belirsizliğin arttığı ve konut fiyatlarının yükselmeye devam ettiği bir dönem oldu. Yeni azınlık hükümetinin nasıl bir performans göstereceği, hem iç politikada hem de uluslararası gelişmeler karşısında nasıl bir çizgi izleyeceği önümüzdeki aylarda Hollanda gündemini belirlemeye devam edecek.