Hollanda gündemi, 2025 yılının Şubat ayında yine hareketliydi. Siyasetten mülteci yasalarına, ekonomi ve emlak piyasasından uluslararası politikalara kadar birçok gelişme yaşandı. Bu yazıda, Hollanda’daki en önemli gelişmeleri detaylarıyla ele alıyor ve gelecekte neler olabileceğini değerlendiriyoruz.


1. Hollanda Sİyasetİ ve Yenİ Mültecİ Yasası Tartışmaları

Hollanda siyasetinde Şubat 2025’in en büyük gündem maddesi, yeni mülteci yasasıydı. Seçimlerin ardından hükümeti kuran Geert Wilders ve ekibi, mülteci alımını geçici olarak durdurmak ve daha katı göç politikaları uygulamakistediklerini belirtmişlerdi. Ancak bu politikaların Avrupa Birliği hukuku ile uyumlu olmadığı kısa sürede ortaya çıktı.

Bunun yerine, Wilders hükümeti Hollanda tarihindeki en katı mülteci yasasını geçirme planlarını açıkladı. Bu yasa tasarısı kapsamında:

  • Mülteciler iki gruba ayrılacaktı:
    • Cinsel yönelimleri veya siyasi kimlikleri nedeniyle ülkelerinde tehlike altında olanlar.
    • Savaş nedeniyle ülkelerinden kaçanlar.
  • İkinci grupta yer alan mültecilere vatandaşlık hakkı verilmemesi ve oturum izinlerinin sadece 3 yıl boyunca uzatılması planlandı.
  • Aile birleşimi süreçleri zorlaştırılacak ve mültecilerin Hollanda’da kalma süreleri ciddi şekilde kısıtlanacaktı.

Danıştay’dan Krİtİk Uyarı

Bu yasa tasarısı danıştaya gönderildi ve danıştay bu yasa tasarısına “C Notu” verdi. Bu şu anlama geliyor:

  • Tasarı uygulanabilir değil ve ciddi revizyon gerektiriyor.
  • Hollanda’ya büyük bir ekonomik ve hukuki yük getirecek.
  • Yasa uygulanırsa, binlerce mültecinin dava açması bekleniyor.
  • Yargı süreçleri uzayacak ve birçok davada hükümetin kaybetme riski yüksek.

Bu durum, hükümet içindeki çatışmaları da artırdı. NSC ve VVD, hukuki temellere daha uygun düzenlemeler talep ederken, Wilders ve Göç Bakanı Faber bu önerilere sert bir şekilde karşı çıktı. Wilders, “Bu yasa geçmezse hükümeti düşürürüm” diyerek sert bir çıkış yaptı.

Şubat ayında yaşanan bu gerilim, hükümetin düşme ihtimalini güçlendirdi. Hükümetin tamamlanması zor görünürken, 2025 içinde erken seçimlerin gündeme gelmesi bekleniyor.


2. NSC ve Sol Partİlerİn İşçİ Göçünü Sınırlama Planı

Siyasi arenada bir diğer dikkat çeken gelişme, NSC’nin işçi göçünü sınırlandırma girişimi oldu. NSC, Hollanda’nın daha nitelikli göçmenleri Blue Card (Mavi Kart) gibi AB temelli sistemler üzerinden almasını ve iç piyasada çalışan işçilerin daha fazla korunmasını önerdi.

Sol partiler (GroenLinks-PvdA) ise mülteci göçünü önceliklendiren bir yaklaşım benimsedi. Solcuların bakış açısına göre, mülteciler savaş ve yaşam tehdidi nedeniyle ülkelerinden kaçarken, kalifiye göçmenler zaten rahat yaşam standartlarına sahip oldukları için mültecilere öncelik verilmesi gerekiyor.

Ancak bu yaklaşımın, Hollanda’da iş arayan göçmenleri olumsuz etkileyebileceği ve nitelikli iş gücü açığını derinleştirebileceği düşünülüyor.


3. PVV’de Tek Adam Yönetİmİ ve Oy Kaybı

Wilders’in liderlik ettiği PVV (Özgürlük Partisi), hükümeti kurduktan sonra beklentileri karşılamakta zorlandı. Parti içinde Wilders’in otoriter bir tutum sergilemesi ve tüm kararları tek başına alması, içeriden eleştirilere yol açtı.

Hükümetin verdiği vaatleri yerine getirememesi nedeniyle PVV’nin oy kaybı yaşadığı görülüyor:

  • Önceki seçimlerde 37 sandalye kazanan PVV, şu anki anketlerde 34 sandalye seviyesine düştü.
  • Koalisyon ortağı NSC’nin ise tamamen eridiği ve 1 ila 3 sandalye kazanabileceği tahmin ediliyor.
  • Bu da, Wilders hükümetinin bir sonraki seçimde koalisyonu kuramayabileceği anlamına geliyor.

Eğer mevcut trend devam ederse, bir sonraki seçimde NSC’nin yerine CDA’nın öne çıkması ve yeni hükümetin farklı bir yapı ile kurulması olası görünüyor.


4. Mültecİler ve Göçmenlİk Polİtİkaları

Mültecilerle ilgili politikalar sadece siyaset sahnesinde değil, sosyal politikalar anlamında da tartışma konusu oldu. Şubat ayında en dikkat çeken mülteci gelişmeleri şunlardı:

  • Mültecilerin entegrasyon süreçlerinde zorunlu eğitim ve para cezaları kaldırıldı. Daha önce, Hollanda’da entegrasyon kurslarını tamamlamayan mültecilere para cezası veriliyordu. Ancak bu uygulamanın hukuka aykırı olduğu kararlaştırıldı.
  • Belediyelerin mültecileri adil şekilde dağıtması gerektiği yasa hâlâ uygulanmıyor.
  • Mülteciler için sosyal konut önceliği kaldırılacak. Bu değişiklik, sosyal konutlarda yer almak isteyen Hollandalı vatandaşların uzun bekleme sürelerine olan tepkisi nedeniyle hızla yasalaşabilir.

5. Hollanda Ekonomİsİ ve Emlak Pİyasası

Şubat ayında Hollanda ekonomisi ve emlak sektörüyle ilgili öne çıkan gelişmeler şunlardı:

  • İflaslar durulmaya başladı. Pandemiden sonra hızla artan iflaslar 2025’in başlarında yavaşlamaya başladı.
  • Hollanda’da vergi bildirim dönemi başladı. 1 Mart itibariyle tüm çalışanlar ve girişimciler için yıllık vergi beyannamesi verme süreci başladı.
  • Ev fiyatları yükselmeye devam ediyor. Son 20 yılda ev fiyatları %120 oranında arttı ve 2025 itibariyle ortalama bir evin fiyatı 480.000 Euro seviyesine ulaştı.
  • Yeni ev yapımı artıyor ancak yeterli değil. 2024’te 67.000 yeni eve izin verildi ancak inşaat süreçleri uzun sürdüğü için arz, talebi karşılamıyor.

6. Uluslararası Polİtİka ve Hollanda’nın Tutumu

Hollanda’da gündem sadece iç siyaset ve ekonomiyle sınırlı kalmadı. Şubat ayında uluslararası politikada yaşanan gelişmeler ve Hollanda’nın tepkileri de dikkat çekti:

  • Gazze konusunda Wilders, İsrail’in yanındayız açıklamasını yaptı.
  • ABD Başkanı Trump, Ukrayna’ya yardım etmeyeceklerini duyurdu. Avrupa Birliği ülkeleri ise nasıl bir tavır alacakları konusunda bölünmüş durumda.
  • Almanya’da aşırı sağcı AfD oylarını ikiye katladı. Ancak diğer partiler AfD ile koalisyon yapmayacaklarını açıkladı.

Sonuç: Hollanda’da 2025’in İlk Yarısı Çalkantılı Geçİyor

Hollanda’nın Şubat 2025 gündemi, siyasi çalkantılar, mülteci politikaları ve ekonomik gelişmelerle dolu geçti.

Önümüzdeki aylarda hükümetin düşme ihtimali, yeni seçim olasılıkları ve Hollanda’nın mülteci politikalarının ne kadar uygulanabilir olduğu büyük soru işaretleri oluşturuyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında, Hollanda’daki göç politikaları, iş gücü ihtiyacı ve ekonomik reformlar önümüzdeki ayların en sıcak konuları olmaya devam edecek gibi görünüyor.